Bizler ne hayallerle gelmiştik ilçemize. Mesleğimizi kendi şehrimizde icra ederiz, kendi insanımızı mutlu ederiz, onunla mutlu oluruz zannetmiştik. Ne kadar da yanılmışız. İlçemizdeki bazı insanların zihinsel yapılarına bakınca bunun böyle olmadığı, bizlerin onların gözünde hiçbir değeri olmadığı ortaya çıkmakta. Gülşehir’imizle bir bütün olarak kucaklaşamadık maalesef. Yıllardan beri bir gelenek gibi süre gelen bir durumdur; ilçemiz insanının kendi insanını bağrına basmaması.
Hele bazı insanların duyarsızlaşmasına, kaplumbağa misali kabuğunda kaybolmasına ne demeli. Daha önceki yazılarımı takip edenler bilirler. Birkaç hafta ilçemizin sorunlarından ve bunlar için yapılması gerekenlerden bahsetmiştim. Ben bu yazıları yazarken amacım şehrimize bir fayda sağlamak, bir katkıda bulunmaktı. Merak ediyorum bu yazılarımı koca ilçede kaç kişi okudu. Yazılarıma gelen tepkilere (olumlu ya da olumsuz) bakacak olursak sayının çok olmadığı anlaşılıyor. İşte size duyarsızlaşmanın en basit tespitlerinden bir tanesi.
Yazılarımızda ve çeşitli vesilelerle bazı ortamlarda söylediğimiz bazı projelerimizi inanın görev yaptığımız diğer şehirlerde gündeme getirse idik o şehrin insanları bizleri baş tacı yaparlardı. Demek ki; ilçemize yönelik sarf ettiğimiz bu olumlu ve güzel sözlerin sokak aralarında kadınların yaptığı dedikodular kadar değeri yokmuş. Konuşulmaya, tartışılmaya değer şeyler değilmiş.
Hangi ortamda kiminle konuşsam aynen cevabı şu oluyor:” Ya boş ver bizim bu ilçeye bi b…k olmaz” Ne demek istediğimi daha iyi anladınız sanırım. Bu cümleyi kullanan yüzlerce insanla konuştum. Böyle düşünmeyen insanlarımızda var elbette. Maalesef sayıca azınlıktalar ve sözleri pek itibar görmüyor. Bunu görmek ve gözlemlemek zor değil.
Bu şehrin ileri gelenleri bu şehrin insanlarına daha fazla kulak verin. İlçemizin yetiştirdiği genç beyinleri küstürmeyin. Yoksa o yozlaşmış beyinlerin söylediği söz gerçekleşmiş olur. Buna izin vermeyelim. Gayret edilirse her şey olur. Ama bizle ama bizsiz.